Eki
22
2010

Top 10: Gerçek Hayattan Sinemaya Aktarılan En İyi 10 Karakter

Nedense hepimiz gerçek yaşam öykülerinden ilham alınarak yapılan sinema filmlerini severiz. O büyülü dünya’nın elle tutulan gerçeklere dayandırılma fikri hoşumuza gidiyor herhalde. Şu güne kadar gerçek yaşam öykülerine dayandırılan birçok sinema filmi yapıldı. Bu liste bunların arasından en iyileri seçilerek derlendi.

10
Krusty the Clown (The Simpson)–Jim Allen
10
Jim Allen 1928-1929 yılları arasında Oregon şehrinde Paslı Tırnak ismiyle bir palyaço oyunu sergiliyordu. Simpsonsların yaratıcısı Matt Groening de o zamanlar çocuktu ve bu gösteriyi severek izliyordu. Oradaki Paslı Tırnak palyaçosu psikolojik olarak sorunlu ve bağımlı bir kişiydi. Aynı Bart ve Lisa’nın en sevdiği Tv show olan The Krusty the Clown show gibi. Simpsonlardaki bir çok karakter Paslı Tırnak isimli palyaço showundan izler taşıyor.
9
Emily Rose (Exorcism-Şeytan Filminden)-Anneliese Michel
9
Şeytan filmi içine şeytan girmiş olan küçük kız Emily Rose’un hikayesidir. Bu film 1968 yılında 16 yaşında olan Anneliese Michel’in hikayesinden ilham alınarak beyaz perdeye aktarılmıştır. Annesliese’ın içine de aynı Şeytan filminde Emily Rose’un içine girdiği gibi şeytan girdiğine inanılır. Anneliese’nin yaşadığı olaylar 1968 yılında başlamış ve 1975 yılına kadar devam etmiştir. Bu zaman zarfında Anneliese, açlıkla ve kendine zarar verme tutkusuyla kıvranmış sonra 2 rahip gelip onu kurtarmaya çalışmıştır. 2 rahibin uyguladığı şeytan çıkarma seansları 10 ay boyunca devam etmiş, bu zaman içinde Annesliese güç bela yemek yemeğe başlamış ama 1976 yılının haziran ayında açlıktan ölmüştür. Kızın ölümünden sonra bu 2 rahip kızın ölümüne neden oldukları gerekçesiyle 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştır.
8
Rocky Balboa (Rocky)-Chuck Wepner
8
Chuck Wepner azimli, güçlü ve kıran kırana mücadele eden ama 1975 yılına kadar o altın vuruşu hiçbirzaman başaramamış bir boksördü. Herşey 1975 yılında Ağırsiklet dünya şampiyonu Mouhammed Aliyi bir yumrukla yere indirmesiyle değişti. Aralarında yaptıkları maç belki ciddi bir karşılaşma değildi ancak Muhammed Ali’yi yere düşürmek tarihe yazılacak kadar önemli bir başarıydı. Maçın 9. turunda Wepner, Ali’nin göğsüne bir yumruk indirdi ve Muhammed Ali yere devrildi. Wepner, Ali’yi yere devirdikten sonra sevinç çığlıkları atıyor, seyirciler hayretle olanları izliyorlardı. Ali, yerden kalktı, çok kızgındı. Maç devam etti ve 15. turda Ali, Wepner’ı yere düşürdü ve maçı kazandı. Genç oyuncu Sylvester Stallone bu sırada evindeki televizyonundan bu maçı seyrediyordu. İşte Rocky Balboa hikayesi bu maçtan sonra yazıldı. Gerçek hayattaki Wepner’ın azmi Beyaz perdede Rocky’e can verdi.
7
Laurel Hedare (Catwoman-Kedi Kadın)-Heather Bird
7
Bir teoriye göre “Kedi Kadın” filminde Sharon Stone’un canlandırdığı Laurel Hedare karakteri aslında gerçek hayatta antiaging endüstrisinde bir girişimci olarak çalışan Heath Bird karakterinden esinlenerek yazılmış. Hatta film’de buna ait kanıtlar bile mevcut. Örneğin film’de kozmetik firmasının adı “Avenal Beuty” olarak geçiyor. Avenal kelimesi de latince’de “birds” yani kuş anlamına geliyor ki farkettiyseniz bu da gerçek kahramanımızın soyadıyla aynı. Ancak gerçek Heather Bird’ün filmdeki Stone kadar şeytani özellikleri yok ama benzerlikleri var. Mesela ikisi de şarışın ve güzel kadınlar, ikisi de Salt Lake şehrinde doğmuşlar ve orada büyümüşler.
6
Norman Bates (Psycho-Sapık)-Ed Gein
6
Filmdeki karakter Norman Bates bir motel işletmecisi ve ölmüş annesine saplantıyla bağlı bir sapıktır. Moteline gelen müşterileri öldürmek ister. Onları öldürürken de annesinin kılığına bürünür. Bu film Robert Bloch’un 1959 yılında seri katil Ed Gein’den esinlenerek yazdığı kitaptan uyarlamadır. Ed Gein, 1957 yılında bir çok kadına saldırı ve cinayet suçundan yakalanmıştı. Gein’in akıl sağlığının bozuk olduğu ve hayatının sonuna kadar bir ruh ve sinir hastalıları hastanesinde kalmasına karar verildi. Ayrıca filmdeki karakter ile benzer önemli bir tarafı da vardı. O da kurbanlarını öldürürken annesinin kılığına giriyordu.
…Reklam arası…



5
Raymond Babbitt (Rain Man-Yağmur Adam)-Kim Peek
5
Dustin Hoffman’ın “Yağmur Adam” filminde canlandırdığı karakter, gerçek hayatta yaşayan Kim Peek’den esinlenerek oluşturulmuştur. Peek’in hayatı yazar Barry Morrow ile tanıştıktan sonra tamamiyle değişti. Kendi hikayesi film oldu ve Dustin Hoffman’ın canlandırdığı bu karakter oskar kazandı. Bu film’den sonra Peek 21 yılını ruhsal hastalıklar ve Otizm hastalığına mensup kişileri ve yakınlarını bilinçlendirmek üzere harcadı. Evet Peek bir otizm hastasıydı ancak okuduklarının %98′ini hatırlayabilme, daha 16 aylıkken okuyabilme gibi yeteneklere sahipti.
4
Hanna Schmitz (The Reader-Okuyucu)-Ilse Koch
4
Ilse Koch 2. dünya savaşı sırasında toplama kampında görevli bir gardiyandır aynı Okuyucu filminin ana karakteri Hanna gibi. Hanna gibi Koch’da yoksul bir aileden gelmektedir. Ilse, Hitler’in yakın arkadaşı Karl Koch ile evlenir ve bu yüzden toplama kampında gardiyan olarak çalışmaya başlar. Ilse, toplama kampındaki esirlere işkence eder. Ilse’de filmdeki karakter Hanna gibi mahkumlarla uygunsuz ilişkiler kurduğu gerekçesiyle yargılanır.
3
Viktor Navorski (The Terminal)-Mehran Nasseri
3
Film, Doğu Avrupa’dan Krakozhia adlı bir ülkeden Newyork’a gelen Viktor Navorski’nin (Tom Hanks) öyküsünü anlatıyor. Amerika yolundayken ülkesinde askeri darbe olması üzerine Viktor, New York’un JFK Uluslararası havaalanında mahsur kalır. Pasaportu artık geçersiz olduğu için ABD’ye girme hakkını yitirmiş durumdadır. Ülkesindeki savaş bitinceye kadar havaalanı terminalinin transit yolcular salonunda beklemek zorundadır. Zamanla havaalanı görevlileri ile dost olur ve hatta bir hostesle (Catherina Zeta-Jones) arasında duygusal bir bağ gelişir. Viktor’un Amerika’ya gelme amacı ise babasının bir zamanlar çok sevdiği Amerikalı bir müzik grubundan aldığı imzalı fotolardan eksik olanı tamamlamaktır. O sanatçıyı bulup imzalatmak için bu yolculuğa çıkmıştır. Bu filmdeki Viktor karakteri gerçek hayattaki Mehran Nesseri karakterinden esinlenerek ortaya çıkmıştır. Nasseri’nin hikayesi ise şu şekilde olmuştur. Nasseri, Şah Rıza Pehlevi karşıtı gösteri yaptığı gerekçesiyle İran’dan sınır dışı edilmiştir. İngiltere’den pasaportu olmadığı için ilk uçakla Paris’e gönderilir. Havaalanından çıkış yapmadığı için tutuklanamaz. 1998′den beri Nasseri, Roissy Charles de Gaulle havalimanı’nda yaşamaktadır. 1999 yılında terminal’den çıkma hakkı kazanmasına rağmen halen bir numaralı terminaldeki bankta yaşamını sürdürmektedir. Havaalanındaki lakabıyla ‘Sir Alfred’, her sabah yolcular gelmeden erkekler tuvaletinde tıraş olabilmek ve yıkanabilmek için 05:30′da uyanmaktadır. Terminal filmiyle ilgili, telif hakkı olarak 300 bin dolar aldığı söylenmektedir. 20 yıllık avukatına göre ölene kadar terminalde kalacaktır.
2
Zorro (The Mask of Zorro-Maskeli Kahraman Zorro)-Joaquin Murrieta
2
Zorro karakteri film’de Don Diego de la Vega’nın gizli kimliğidir ve Zorro olarak, İspanyol zulmüne karşı savaşmaya başladıktan bu yana tam yirmi yıl geçmiştir. Gerçek hayattaki kahramanımız Joaquin Murrieta, diğer bir adıyla El Dorado’nun Robin Hood’u ise 1850′li yıllarda Kaliforniya’da yaşamış bir efsane isimdir. Kimilerine göre o sadece bir hayduttur ama Zorro karakterine ilham veren isim olarak anılır. O gerçek yaşamında Amerika’nın kültürel ve ekonomik düzenine karşı koymaktadır. Aynı Zorro karakteri gibi yani.
1
Lucy (50 First Dates-50 İlk Öpücük)-Michelle Philpots
1
Michelle Philpots her sabah kocasının yanında uyanır ve kocası onu her sabah evli olduğuna ikna etmek zorundadır. İkna olmazsa ona 13 yıl önce gerçekleşmiş düğün fotoğraf albümünü gösterir. Çünkü Michelle bir trafik kazasında hafızasını yitirmiştir. 1994 yılına kadar olan olayların hepsini hatırlayabilir ancak bundan sonra olan herşeyi hergün yeniden unutur. İşte bu hikaye 2004 yılında 50 ilk öpücük filmindeki Lucy karakteri ile beyaz perdeye aktarılmıştır.
 
 
 

Top 10: Gerçek Hayattan Sinemaya Aktarılan En İyi 10 Karakter için 4 yorum var

Sen de fikrini söyle!

  1. 50 first dates gerçekmişmiymişşş inanamıyorummm

  2. gerçek hayatlardan alınmış çok film izledim.sıralamalar çok iyi olmuş…

  3. inanamıyorum şeytan bile gerçekmişşş

  4. Hanna Schmitz karakteri tam bir trajediydi