Tem
20
2010

Gelmiş Geçmiş En Kötü 10 Hastalık

İnsan nüfusunun azalmasının en kötü yolu hastalık sebebiyle gerçekleşen ölümlerdir. Her yıl milyonlarca insan önüne geçilemeyen hastalıklardan dolayı hayatını kaybetmektedir. Tarih boyunca insanoğlu hayvanlardan veya tek bir insandan kaynaklanan ve ölüme neden olan birçok hastalığa maruz kaldı. Bu listede insanoğlunu kırıma uğratan 10 hastalık karışık sırada karşınızda.

10
Kara Ölüm(Kara Veba)-75 milyon ölüm
Kara Ölüm veya Kara Veba insan tarihinde en fazla ölüme neden olan salgındır. 1340′ların sonuna doğru Asya’dan Avrupa’ya sıçradı. Salgının 20-30 milyonu Avrupa’da olmak üzere 75 milyon insanı öldürdüğü tahmin ediliyor. Bu da o zaman için dünya nüfusunun üçte biri, Avrupa nüfusunun ise üçte ikisi anlamına geliyor.
9
Çocuk Felci-1916′dan beri 10.000 ölüm
Çocuk felci dışkı ya da ağız yoluyla yayılan ciddi bir bulaşıcı hastalıktır. Çocuk felci enfeksiyonuna sahip olanların %90′ı sadece taşıyıcıdır. Hastalığın belirtilerini göstermesi için kana karışması gerekmektedir. Çocuk felci vakalarında virüs merkezi sinir sistemine girer ve motor sinirleri yok eder bu da kas güçsüzlüğüne ve yumuşak doku felcine yol açar.
8
Çiçek-Amerika Yerlilerini 12 milyondan 235.000′e düşürmüştür.
Çiçek hastalığı insanlara özgü bulaşıcı bir hastalıktır. Variola minor veya Variola major isimli virüslerden kaynaklanır. Variola majorün ölüm oranı %30 iken, variola minorde ölüm oranı %1′dir. Kurtulanlarda ise uzun süreli deri izleri bırakır. Önce yüzde, ardından baş, göğüs, sırt, kol ve bacaklarda sert kabartılar durumunda küçük kırmızı lekeler belirir. Bunların içi sıvı doludur, daha sonra bunlar sivilce biçiminde cerahatli kesecikler durumuna dönüşür. Avrupa’da 60 milyon ölüme sebep olduğu tahmin ediliyor. Çiçek hastalığı insanoğlu’nun tamamen yendiği tek hastalıktır.
7
Kolera-1991 yılından beri 12.000 ölüm
Hastalık, genelllikle, dışkı bulaşmış kirli su ya da bu sularla yıkanmış gıdalar aracılığı ile yayılır. Bu yüzden kanalizasyon veya su arıtım tesislerindeki herhangi bir hasar veya yanlış uygulama, koleranın büyük çapta bir alana kısa sürede yayılmasına yol açabilir. Basit bir tedaviye sahiptir ama tedavi edilmezse de %50 oranında ölümle sonuçlanabilir. Her yıl 100.000′in üstünde insan kolera hastalığı yüzünden ölmektedir. Gelişmiş ülkelerde kolera salgınları artık pek sık yaşanmazken, temiz suyu bulmanın zor olduğu ve kanalizasyon sistemlerinin tam olarak gelişmediği 2. ve 3. dünya ülkelerinde büyük çaplı kolera salgınları halen yaşanabilmektedir.
6
Ebola-2000′den beri 160.000 ölüm
Ebola virüsü ilk olarak 1976 yılında Sudan ve Kongo’da görülmüştür. Tehlikeli bir virüstür. İshal, kanama, deri döküntüleri ve yüksek ateşe neden olur. Adını, Afrika’daki bir nehirden alır. Bulaşıcıdır. Kontrol altına alınmazsa salgınlar görülür. Ebola virüsü, ipliksi yapıda, yaklaşık 80 mm boyundadır. Ölüm oranları %80-90 gibi yüksek seviyelerdedir.
…Reklam arası…


5
Sıtma-Yılda 2.7 milyon çocuk ölümü
Sıtma, hastalık yapıcı bir grup parazit olan plazmodiumların, dişi anofel sivrisinekleriyle insanlara bulaşmasıyla yayılan ateşli bir hastalıktır. Genel olarak tropik bölgelerde rastlanır. İngilizce’de kullanılan ‘Malaria’ terimi İtalyanca’da ‘kötü hava’ (‘malaria’) anlamına gelir. Her yıl 515 milyon kişiyi etkileyen hastalık 1 – 3 milyon kişiyi de öldürmektedir. Hastalığın en bariz belirtisi olan titremeyle yükselen ateş, plazmodiumun çeşidine göre değişik şekillerde olur. Teşhisi kolay, tedavisi ve korunması mümkün olan sıtma hastalığı çok eski zamanlardan beri bilinmektedir.
4
Hıyarcıklı Veba-250 milyon Avrupalının ölümü (Nüfusun üçte biri)
Bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Veba mikrobu taşıyan farelerin pireleri tarafından insana bulaşır. Nedeni pisliktir. Pis ve güneş girmeyen yerler veba için en uygun ortamlardır. Hastalık, mikrop kapıldıktan 2-8 gün içerisinde kendini gösterir. Hastada aniden başlayan baş ve sırt ağrıları, ateş, titreme, kusma, nefes darlığı, halsizlik, deri lekeleri, burun kanaması, kan tükürme, kasık ağrıları ve devamlı dalgınlık görülür.
3
İspanyol Gribi-1918-19 arası 50-100 milyon ölüm
İspanyol gribi ya da İspanyol nezlesi, 1918-1920 yılları arasında H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türünün yol açtığı grip salgınıdır. İspanyol Gribi, 18 ay içinde 50 ile 100 milyon arası insanın (o dönemde yaşayan nüfusun %5′i) ölümüne sebep olarak insanlık tarihinde bilinen en büyük salgın olmuştur. İspanyol Gribinin bir özelliği, zayıf, yaşlı ve çocuklardan çok, sağlıklı genç erişkinleri etkilemiş olmasıdır. Birinci Dünya Savaşı’nın son aylarında tüm dünyayı etkisi altına almış, hatta kimi tarihçilere göre dört yıl süren savaşın sona ermesinde önemli bir etken olmuştur. Türkçe’de 1918′den itibaren “İspanyol Nezlesi” sözcük grubu kullanılmıştır. Ancak son yıllarda kuş gribi salgını nedeniyle dünya basınında tekrar adından söz edilen hastalık, İngilizce’den tercümeden dolayı “İspanyol Gribi” olarak anılmaya başlanmıştır.
2
Grip- Yılda 36 bin ölüm
Tıp dilinde İnfluenza olarak da bilinen grip, viral bir hastalıktır. Sağlıklı insanlarda ortalama bir haftada geçmesine rağmen; vücut direncini düşüren kronik hastalığı olan kişilerde (şeker, kalp-akciğer hastalıkları, AIDS vb.) ve yaşlılarda zatürre, beyin iltihabı, kalp kası iltihabı gibi ölümle sonuçlanabilecek hastalıklara yol açabilir. Bu tür risk grubundaki kişilere “yüksek risk grubundaki kişiler” denir. Ayrıca vücudun bir grip türüne karşı kazandığı bağışıklık ertesi yıl ortaya çıkan yeni bir salgına karşı genelde etkisiz olur.
1
AİDS-1981 yılından beri 25 milyon ölüm
Bilinen ilk AIDS vakaları 1981′de ABD’nin New York ve Kaliforniya eyaletlerinde rapor edildi. AIDS teşhisi konulan ilk şahısların çoğu hastalığı cinsel yolla kapan eşcinsel erkekler ve şırıngaları ortak kullanan damardan alınan uyuşturucu bağımlılarıydı. 1983 yılında Amerikalı ve Fransız araştırmacılar hastalığın nedeninin HIV olduğunu buldular ve 1985′e gelindiğinde bu virüsü tespit eden kan testleri geliştirildi. AIDS muhtemelen Afrika’da ortaya çıktı ve 1980′lerde başta Afrika’da olmak üzere AIDS vakalarında salgın düzeyinde artış görüldü. Bu hızlı artışta, Afrika’da şehirleşmenin çoğalması, uzun yolculukların ve uluslararası seyahatlerin artması, seks alışkanlıklarının değişmesi, damardan uyuşturucu kullanımının artması gibi etkenler önemli rol oynadı. Birleşmiş Milletler’in 2004 raporuna göre dünyada 38 milyon kişi HIV taşıyor, her yıl 5 milyon kişi virüsü kapıyor ve 3 milyon kişi AIDS’ten ölüyordu. 1981-2008 yılları arasında, 20 milyon kişi AIDS nedeniyle hayatını kaybetti. Tüm dünyadaki HIV pozitif vakalarının %70′i Sahra altı Afrika’dadır. Afrika’daki bazı ülkelerde nüfusun %10′undan fazlası HIV taşımaktadır. Bu oranlar dünyanın diğer bölgelerinde bu kadar aşırı olmasa da Doğu Avrupa, Hindistan, Güney Asya ve Güneydoğu Asya, Latin Amerika ve Karayipler’de hızlı bir artış görülmektedir. Oranlar Batı Avrupa ve ABD’de de artmaktadır. ABD’de yaklaşık 1 milyon kişi HIV taşımaktadır ve virüsü yeni kapan vakaların yarısı siyahi Amerikalılardır. Asya ülkelerinde en keskin artış Çin, Endonezya ve Vietnam’da görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre HIV tedavisine gereksinim duyan insanların 10 da 9′u tedavi görememektedir.
 
 
 

Gelmiş Geçmiş En Kötü 10 Hastalık için 5 yorum var

Sen de fikrini söyle!

  1. ben ilk defa aıds hastalığını ‘incir reçeli’ diye bir filmde izlemiştm çok merak ettim ve araştırmaya karar verdm allah kimsenin başına bu hastalıklaarı vermesn.Hakkaten çok zor bi hastalıklar özellikle aıds hastalığı :( Allah hepimize sağlıklı yaşam versin . AMİN

  2. Bende yeliz gibi incir reçeli adlı bir filimde gördüm. Aids çok korkunç bir hastalıktır. Allah kimseye göstermesin.

  3. En büyük (Hastalık kendini beğenmektir.)

  4. mühim olan hastada olsak dünyadan ümidi kesmeden yasamak ey hastalık degıl aıds can alsanda kan kustursanda kral gıbı son nefese kadar yasayacam mezarada gelemeyeceksın ya amk

  5. gripe ben ezik diyodum birde kara ölümün orada olacağını bilidum ansiklobedi ve e ansiklobedilerlen içiçeyimde